Sitemize Hoşgeldiniz - Bugün

Şuanda 31 Kategoride 211 İçerik Bulunuyor.

ŞİYA’ÂN (شيعا)

Ana Sayfa » Genel » ŞİYA’ÂN (شيعا)
  1. ŞİYA’ÂN (شيعا)
    Kur’an Terimleri Sözlüğü / Mukatil Bin Süleyman

    Şiyaan, beş şekilde tefsir edilir:

  2. Şiya’an kelimesi, ayırmak, grup grup yapmak, fırka fırka yapmak anlamında kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Dînlerini tefrikaya düşürüp/ayıranlar var ya… (En’âm/159)

Ve müşriklerden olmayın. Onlar ki dînlerini tefrikaya düşürmüş/ayırmışlardır. (Rûm/31-32)

Şüphe yok ki Fir’avn o arzda üstünlük sağlamaya kalkıştı ve onun ahalisini şiy’a şiy’a yaptı (yani, biri Kiptiler, diğeri İsrâîloğullan olmak üzere fırkalara ayırdı}, (Kasas/4)

Andolsun ki senden önce, evvelkilerin içinde de (rasûller) gönderdik. (Hicr/10)

  1. eş-Şiya’ lafzı, ceyş [taraftar, yandaş, kavimdaş] manasında kullanılmıştır; şu âyette olduğu gibi:

Musa, ahalisinin habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada, biri kendi tarafından, diğeri düşman tarafından olan iki adamı birbiriyle döğüşür buldu. Kendi tarafından olanı, düşmana karşı ondan yardım diledi. Musa da ötekine, bir yumruk vurup ölümüne sebep oldu. (Kasas/15)

  1. eş-Şiya’ ile, ehl-i Mekke kasdedilmiştir; şu âyet­lerde olduğu gibi:

Andolsun biz, sizin benzerlerinizi hep helâk ettik. Düşünüp ibret alan yok mu? (Kamer/51)

Artık, bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzu ettikleri şey arasına perde çekilmiştir. Şüphesiz onlar, kendilerini endişeye düşüren bir korku içindeydiler.  (Sebe’/54)

Sonra her milletten, rahmân olan Allah´a en çok âsi olanlar hangileri ise çekip ayıracağız. (Meryem/69)

Şüphesiz İbrâhîm de o’nun şiya’sından {yani, o’nun milletinin ehlinden; İbrahim de Nuh’un milletinden} idi. (Sâffât/83)

  1. Teşî’u lafzı, şuyû’ bulma, intişar etme, yayılma manasında kullanılır, ki şu âyette böyledir:

İmân edenler arasında edep dışı, iffet lekeleyici sözlerin yayılmasını arzu edip duranlar için Dünya´da da, Âhiret´te de elem verici bir azâb vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.  (Nûr/19)

  1. Şiya’an lafzı, muhtelif hevalar(ın peşinden gitmek) manasında kullanılmıştır; şu âyette olduğu gibi:

De ki: “O size tepenizden, yahut ayaklarınızın altından azap göndermeye, yahut sizi gruplar halinde birbirinize katıp kiminize kiminizin hıncını tattırmaya kadirdir. (En’âm/65)

10 Eylül 2017 tarihinde eklenmiş ve 461 views kez okunmuş.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

Diğer Yorumlar


Kelimeler Kavramlar