Sitemize Hoşgeldiniz - Bugün

Şuanda 31 Kategoride 211 İçerik Bulunuyor.

ES-SEBÎL (السبيل)

Ana Sayfa » Genel » ES-SEBÎL (السبيل)

es-Sebîl, onüç şekilde tefsir edilir:

  1. Sebîlullâh, Allah’ın taatında/Allah’a itaat uğrunda demektir; şu âyetlerde olduğu gibi:

Mallarını sebîlullâh {yani, Allah’a itaat uğrunda} infak edenlerin meseli… (Bakara/261)

 Allah’a itaat uğrunda infak edin! (Bakara/195)

İmân edenler Allah’a itaat uğrunda savaşırlar… (Nisâ/76)

Benzeri buyruklar çoktur.

  1. Sebîl, ulaşabilmek/güç ve imkân bulabilmek anlamında kullanılmıştır; şu âyette olduğu gibi:

Orada apaçık nişâneler, (ayrıca) İbrahim´in makamı vardır. Oraya giren emniyette olur. Yoluna gücü yetenlerin o evi haccetmesi, Allah´ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse bilmelidir ki, Allah bütün âlemlerden müstağnîdir. (Âl-i İm-rân/97)

  1. Sebil, çıkış anlamında kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Bak, sana nasıl meseller darbedip dalâlete düştüler. Artık onlar’ bir çıkış bulmaya güç yetiremezler. (İsrâ/48)

Ölüm onları alıncaya veya Allah onlara bir hapisten çıkış kılıncaya kadar… (Nisâ/15)

  1. es-Sebîl kelimesi, gidişat /âdet manasında kullanılmıştır; şu âyetlerde böyledir:

Babalarınızın nikâhı geçmiş bulunan kadınları nikahlamayın; -ancak geçmiş olan müstesna- şüphe yok ki o çok çirkin, pek iğrenç ve kötü bir gidişat/âdet idi. (Nisâ/22)

Zinaya yaklaşmayın. O gerçekten bir hayasızlıktır, kötü bir gidişattır. (İsrâ/32)

  1. Sebîl, bahane anlamında kullanılmıştır; şu âyette olduğu gibi:

Serkeşliklerinden endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin… Eğer size itaat ederlerse, artık aleyhlerine bir bahane aramayın! (Nisâ/34)

  1. Sebîl, dîn anlamında kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Mü’minlerin dininden başkasına tâbi olursa… (Nisâ/115)

Böylece arada bir dîn tutmaya yeltenen­ler… (Nisâ/150)

Rabbinin dînine hikmetle davet et! (Nahl/125)

Benzeri âyetler çoktur.

  1. Sebîl, hudâ/hidâyet anlamında kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Allah her kimi {hidâyetten} dalâlete düşürürse, artık sen onu hidâyete iletecek bir yol bulamazsın. (Nisâ/88)

 

Her kimi de Allah {hidâyetten} dalâlete düşürürse, artık onun için  hidâyete iletecek bir yol yoktur. (Şûrâ/46)

  1. Sebîl, hüccet/delil anlamında kullanılmıştır; şu âyette olduğu gibi:

Allah mü’minlerin aleyhine kâfirlere bir delil vermeyecektir. (Nisâ/141)

  1. Sebîl, tarîk/yol anlamında kullanılır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Hiçbir çareye gücü yetmeyen, hicret etmek için Medine ‘ye giden yolu bilmeyen erkeklerden, kadın ve çocuklardan mustaz’af olanlar müstesna. (Nisâ/98)

Ola ki Rabbim beni Medyen’e götüren düz yola iletir. (Kasas/22)

  1. Sebîl, hidâyet yolu anlamında kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi:

İşte bunlar, mekanları daha şerli ve, yolun hidâyete ileteninden daha çok sapmış kimselerdir. (Mâide/60)

Yyolun hidâyete ileteninden sapmış… (Mâide/77)

Benzeri âyetler çoktur.

  1. Sebîl, düşmanlık anlamında kullanılmıştır; şu âyette olduğu gibi:

Kim de zulme uğradıktan sonra intikamını alırsa, artık onlar aleyhine bir düşmanlık yoktur. Düşmanlık sadece insanlara zulmedenler aleyhinedir. (Şûrâ/41-42)

  1. Sebîl, O’na/Allah’a itaat anlamında kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Ancak Rabbine bir sebîl edinen (yani, Rabbine itaat yolunu seçen} kimseler (olmanızı) diliyorum. (Furkân/57)

Doğrusu bu bir hatırlatmadır. Artık dileyen Rabbine bir sebîl edinir (yani, O’na itaat yolunu seçer}. (Müzzemmil/19)

  1. Sebil, millet [dîn ve şeriat] anlamında kullanıl­mıştır; şu âyette olduğu gibi:

De ki: “Bu benim milletimdir. (Yûsuf/108)

İlgili Terimler :
25 Eylül 2017 tarihinde eklenmiş ve 990 views kez okunmuş.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

Diğer Yorumlar


Kelimeler Kavramlar