Sitemize Hoşgeldiniz - Bugün

Şuanda 31 Kategoride 211 İçerik Bulunuyor.

EL-HAYÂT (الحياة)

Ana Sayfa » Genel » EL-HAYÂT (الحياة)

 

el-Hayât, altı şekilde tefsir edilir:

  1. el-Hayât, birinci halkedilişin ve ruhun üflenişinin ardından verilen hayât manasında kullanılmıştır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Siz emvât idiniz de size hayât verdi {yani, nutfeler halindeyken sizi halketti ve size ruhlar verdi}. (Bakara/28)

İki kere ihya ettin {yani, iki kere hayât verdin -hayâ­tın ilki, rahimlerdeyken suret verip rûh üflemesidir-}. (Mü’min/11)

Meyyitten {yani, nutfeden} hayyı {yani, canlıyı} çıka­rırsın. (Âl-i İmrân/27)

O ki, size hayât verdi {yani, sizi halketti ve ruhlar verdi}. (Hacc/66)

De ki: “Allah’tır size hayat veren” {yani, -halketmeyi başlatan anlamında- sizi yaratan}. (Câsiye/26)

  1. el-Hayy [diri] ile, mü’min vasfedilmiştir; şu âyet­lerde olduğu gibi:

Hayy olanı {yani, Allah’ın ilminde hidâyette olan mümini} uyarmak için. (Yâ-Sîn/70)

Meyyit [ölü: kâfir] iken kendisini ihya ettiğimiz {ya­ni, îmân ile hidâyet verdiğimiz} kimse… (En’âm/122)

Hayâttakiler {yani, mü’minler} ile emvât/ölüler {yani, kâfirler} bir olmaz. (Fâtır/22)

  1. el-Hayât, beka [kalıcılık] manasında kullanıl­mıştır; şu âyetlerde olduğu gibi:

Ey lübb sahihleri! Kısasta sizin için hayât {yani, beka/kalıcılık} vardır. (Bakara/179)

Kim de ona hayât verirse, bütün insanlara hayât ve­miş gibi olur. (Mâide/32)

Kadınlarınızı hayâtta bırakıyorlardı {yani, kadınlarınızı (öldürmemek /sağ bırakmak suretiyle) kalıcı yapıyorlardı}. (Bakara/49)

  1. el-Hayât ile, toprağın nebat ile canlanması kasdedilmiştir; şu âyette olduğu gibi:

Bulutları kaldırır; derken onu ölmüş {yani, nebatı bulunmayan} bir beldeye sevkeder; derken onunla arza, ölümünün ardından hayat verir {yani, toprağı envayı çeşit nebat bitirmek suretiyle canlandırır}. (Fâtır/9)

Arzın hayât bulması/canlanması, bitki bitirmesidir.

  1. el-Hayât, dünyada bir rızık ve bir eser bırakmaksızın Kıyamet Gününden önce ibret olmak üzere verilen hayât manasında kullanılmıştır; ki şu âyette bu tür bir hayât sözkonusudur:

Allah’ın izniyle ölülere hayât veririm/Ölüleri diriltirim. (Al-i İmrân/49)

Hz. Isâ, İsrâîloğulları’na —kendisini tasdik etmeleri için- ibret olmak üzere Allah’ın izniyle ölüleri diriltirdi. Bu meyanda Sâm b. Nuh’u diriltmiş ve o da insanlarla konuşmuş, sonra da ölmüş ve eski haline dönmüştü.

  1. el-Hayât ile, sonrasında Ölümün sözkonusu olmadığı Kıyamet Günündeki hayât kasdedilmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi:

Doğduğu gün, öleceği gün ve hayy (yani, ölümün ardından diri} olarak ba’s edileceği gün {yani, Kıyamet Günü} selâm o’nun (Yahya’nın} üzerine. (Meryem/15)

(Isâ dedi ki}: “Doğduğum gün, öleceğim gün ve hayy (yani, ölümün ardından diri} olarak ba’sedileceğim gün (yani, Kıyamet Günü} selâm benim üzerime. (Meryem/33)

Öyleyse mevtaya [ölüye], (Kıyamet Günü} hayât vermeye kadir değil mi? (Kıyâme/40)

Benzeri âyetler çoktur.

İlgili Terimler :
25 Eylül 2017 tarihinde eklenmiş ve 692 views kez okunmuş.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

Diğer Yorumlar


Kelimeler Kavramlar