Sitemize Hoşgeldiniz - Bugün

Şuanda 31 Kategoride 211 İçerik Bulunuyor.

EL-ARZ (الارض)

Ana Sayfa » Kaynak Eserler » A » EL-ARZ (الارض)

el-Arz, yedi şekilde tefsir edilir:

  1. el-Arz ile, cennet arzı kasdedilmiştir; şu âyette olduğu gibi:

Bizi arza {yani, cennet arzına} vâris kıldı; cennetten dilediğimiz yere yerleşiyoruz. (Zümer/74)

Andolsun zikr’in ardından zebûr’da da, “Arza {yani, hasseten cennet arzına} sâlih kullarım vâris olacak” diye yazdık. (Enbiyâ/105)

  1. el-Arz ile, hasseten Şam’daki Arz-ı Mukaddes kasdedilmiştir; şu âyette olduğu gibi:

Ve o zaafa uğratılmış kavmi, vâris kıldık arzın (yani, Ürdün ve Filistin’in} doğularına… (A’râf/137)

Biz o’nu ve Lût’u kurtardık; bereketlendirdiğimiz arza {yani, Arz-ı Mukaddes’e} çıkardık. (Enbiyâ/71)

  1. el-Arz ile, hasseten Medine arzı I toprakları kas­dedilmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi:

Ey îmân eden kullarım! Şüphesiz benim arzım {yani, hasseten Medine arzı} geniştir. O halde yalnız Bana ibâdet edin! (Ankebût/56)

Bu buyrukla onlara, oraya [Medine’ye] hicret etmeleri emre dilmektedir.

Allah’ın arzı {yani, Medine arzı} geniş değil miydi? Oraya hicret etseydiniz ya! (Nisâ/97)

Kim Allah yolunda hicret ederse, arzda gidecek bir çok yol da, genişlik de bulur. (Nisâ/100)

  1. Arz ile, hasseten Mekke arzı/toprakları kasdedilmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi:

Veya Bizim arza (yani, Mekke arzına/topraklarına} gelip de onu etrafından eksilttiğimizi görmüyorlar mı? (Ra’d/41)

“Neyiniz vardı?” diye sorarlar. “Biz arzda (yani, Mekke arzında/topraklarında} mustaz’aftık” diye cevap verirler. (Nisâ/97)

Bizim arza {yani, hasseten Mekke arzına/ topraklarına) gelip de onu etrafından eksilttiğimizi görmüyorlar mı? O halde galibler onlar mı?! (Enbiyâ/44)

  1. el-Arz kelimesi ile, hasseten Mısır arz /topraklan kasdedilmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi:

[Yûsuf dedi ki}: “Beni arz (yani, Mısır topraklarının} hazineleri üzerine görevlendir!” (Yûsuf/55)

İşte böylece Yûsuf a o arzda (yani, Mısır arzında/topraklarında} bir yer sağladık. (Yûsuf/21)

(Yûsuf un kardeşlerinin kebiri dedi ki}: “Artık ben bu arzdan (yani, Mısır topraklarından} aynim ayacağım; ta ki babam bana izin verinceye…” (Yûsuf/80)

Şüphesiz Fir’avn o arzda {yani, Mısır topraklarında} ululandı. (Kasas/4)

Biz ise irade ediyorduk ki, o arzda (yani, Mısır topraklarında} mustaz’aflara lütfedelim… (Kasas/5)

Onlara o arzda (yani, Mısır topraklarında} güç ve imkân verelim…[233] (Kasas/6)

Şüphesiz o arz (yani, Mısır toprakları} Allah’ındır. (Kullarından) kimi dilerse ona vâris kılar. (A’râf/128)

Ola ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizi o arzda (yani, Mısır topraklarında} halef kılar. (A’râf/129)

…yahut o arzda {yani, Mısır topraklarında} üstün gelip fesad çıkarmasından (korkuyorum). (Mü’min/26)

Ey kavmim! Bugün bu arzda {yani, Mısır topraklarında} üstünlük sahibi olarak mülk sizin. (Mü’min/29)

  1. el-Arz ile, müslümanların topraklan kasdedilmiştir; şu âyette olduğu gibi:

Doğrusu Ye’cûc ve Me’cûc bu arzda (yani, müslümanların topraklarında} müfsidlik ediyorlar. (Kehf/94)

  1. el-Arz ile, yeryüzünün tümü kasdediîmiştir; şu âyetlerde olduğu gibi:

O arzda (yani, yeryüzünün tümünde} hareket eden hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki… (En’âm/38)

Eğer arzdaki (yani, yeryüzünün tümünde bulunan} ağaçlar kalem olsaydı… (Lokmân/27)

Benzeri âyetler çoktur.

İlgili Terimler :
25 Eylül 2017 tarihinde eklenmiş ve 932 views kez okunmuş.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

Diğer Yorumlar


Kelimeler Kavramlar